SIRLAR 22.03.2017
DÜNYA SAVAŞLARI ÖNCEDEN HABER VERİLİYOR MUYDU?

Kuran'da savaşları konu alan ilk ayetler Bakara 190,191,193 numaralı ayetlerdir. Bu ayetlerdeki "Savaş açarlarsa savaşın" ifadesi İslam'ın barış dini olduğunu da kanıtlamaktadır. Bu rakamları alt alta yazıp her zamanki matematiksel yöntemimizi uyguladığımızda dünyanın en kanlı yılları yani 1.Dünya ve 2.Dünya savaşlarının tarihleri çıkıyor.


Ayet numaraları:

190...
191...
193...

Noktalı olan boşluklara farklı farlı sayılar yazsak bile o tarihlerde savaşlar yaşanmış. Mesela bu ayetlerin cüz numarası olan 2 rakamını yazsak 1902,1912,1932 yıllarında da savaşlar olmuş. Yani bu ayetler tek bir tarih yerine bir döneme ait savaş yıllarına işaret ediyor. 1914 ve 1939 yılları da dünya savaşlarının tarihleri fakat öncesinde ve sonrasında tetikleyici savaşlar da olmuş.

Bu ayetlerden önce savaşlardan uzun uzun bahsedilmiyor o yüzden tam 190,191,193 numaralı ayetlerde sürekli savaş kelimesinin geçmesi tesadüf değildir.



RAD SURESİ VE RADYO

Kuran'daki Rad suresi gök gürültüsü ve yıldırımlardan bahsetmektedir. Peki yıldırımların radyo dalgaları yaydığını biliyor muydunuz? Üstelik surenin ismi olan Rad kelimesi de Radyo kelimesini çağrıştırıyor. İki harf eksik görünüyor yani Arapça "Ya" ile "Vav" fakat ilginçtir ki hemen bir önceki surenin ismi bu harflerle başlıyor. Dolayısıyla eksik harfler tamamlanıyor ve Radyo kelimesi ortaya çıkıyor. Ayrıca Rad kelimesinin geçtiği tek ayet de "Vav" ile "Ya" harfleriyle başlıyor bu şekilde düşünürsek de aynı sonuca varıyoruz. (13:13 numaralı ayetin ilk harfleri)

Üstelik gök gürültüsünden (Rad) bahseden 13:13 numaralı ayet tam da radyonun keşfedildiği hicri 1313 (miladi 1895) yılına işaret ediyor. Yani sadece Radyo kelimesine değil keşfedildiği yıla da mucizevi bir işaret mevcut. Radyo dalgalarının keşfi sayesinde teknoloji daha da ilerleyerek televizyon yayınları başladı. Radyo veya Radio kelimesi yabancı dillerde de hemen hemen aynı şekilde yazılır veya okunur. Yıldırımların oluşturduğu doğal radyo dalgalarının (elektromanyetik dalgaların) sebebi yıldırımdaki elektrik akımlarıdır.



KUYRUKLU YILDIZ VE UZAY

Bakara suresi 74.ayette taşlardan yani kayalardan bahsedilmektedir. Fakat bu kayalar hakkındaki anlatıma baktığımızda sıradan taş olmadıklarını görüyoruz. Mesela ayetteki Arapça "Yehbitu" kelimesi bu taşların düşüp yuvarlandıklarını vurguluyor. Halbuki normal bir kaya kendiliğinden hareket etmez. Aynı ayette bu taşların yarılıp su çıkarttığı anlatılıyor ki bu da normal taşlar olmadıklarını gösteriyor.

Astronomi eğitimi almış birisi bu ayetteki kayaların kuyruklu yıldızları tarif ettiğini düşünebilir. Çünkü kuyruklu yıldızlar kaya ve buzdan yani sudan oluşur. Ayrıca ayette anlatıldığı gibi kendiliğinden hareket edip uzay boşluğunda dönerler. Hatta bazı bilim adamları okyanuslardaki suyun kuyruklu yıldızlardan gelmiş olabileceğini öne sürmektedirler.

O nedenle bu ayet mucizevi işaretler taşıyor olabilir. Çünkü teleskop ve modern teknoloji olmadan kuyruklu yıldızların kaya ve sudan oluşan, hareket edip dönen taşlar olduğunu asırlar önce Kuran'ın indirildiği çağda kimse bilmiyordu.


HAÇLI SEFERLERİ VE 1096 TARİHİNİN SIRRI

Bilindiği gibi haçlı seferlerinde sadece müslümanlar değil yahudiler de hedef alınmıştır ve çok sayıda insan ölmüştür. O yüzden 1096 yılında gerçekleşen birinci haçlı seferi, yahudi soykırımı ve antisemitizm tarihi açısından da çok önemli bir yıldır.

Bakara suresine baktığımızda Hıristiyan-Yahudi anlaşmazlığına dikkat çekildiğini görüyoruz ve iki tarafın da kendi yolunun doğru olduğunu nasıl savunduğunu ayetlerden anlıyoruz. Bu anlaşmazlığın belirtildiği ayetlerden önce 96.ayette bazı yahudilerin 1000 sene yaşatılmak istediği belirtiliyor. Farkettiyseniz bazı yahudilerin yaşama arzusundan bahseden bu ayetteki sayılar tam da yahudilerin saldırıya uğrayıp öldürüldüğü 1096 birinci haçlı seferine işaret ediyor. On yedi ayet sonra da Hıristiyan-Yahudi anlaşmazlığı vurgulanıyor.


"1000 yıl" ifadesinin tam da 96.ayette geçerek birinci haçlı seferinin yılı olan 1096 tarihine işaret etmesi geleceği haber veren bir sır olabilir.İslam dini barış dinidir...Diğer kutsal kitaplara ve peygamberlere düşmanlık beslemez.


AY'IN GİZEMLİ ARKA YÜZÜ

Kuran'da yan yana geçen kelimelerin mucizevi bağlantıları olduğundan bahsetmiştik. Örneğin Kuran'da "Balık" kelimesinin sık sık geçtiği ayetlerde "Unutmak" kelimesi de sık geçiyor. Bugün modern bilim sayesinde Balıktaki Omega-3 yani balık yağının hafızaya iyi geldiği ve unutmayı önlediği ortaya çıkmıştır. Aynı şekilde "Işık" ve "Ses" gibi kelimelerin sık geçtiği ayetlerde "Dalga" kelimesi de sık geçmektedir. Bilim adamları ışık ve sesin dalga yapısını yakın dönemde keşfetmiştir.

 Kuran'da Ay'dan bahseden ilk ayet Bakara 189.ayettir ve aynı ayette ilgisi olmadığı halde "Arkası" kelimesi de geçiyor. Çok ilginçtir ki Dünya'dan bakınca Ay'ın hep ön yüzü görünür arkası görünmez. Bilim dünyası Ay'ı ancak 1609 yılında detaylı inceleme imkanı bulmuştur ve 1959 yılında ilk defa Ay'ın arka yüzü fotoğraflanmıştır. Yani tüm bu gelişmelerden en az 1000 yıl önce Kuran'da Ay'ın görünmeyen arka yüzüne gizlice işaret ediliyor olabilir. Tüm Kuran'da Ay'dan bahseden ilk ayet olan bu ayette hilallerden yani Ay'ın evrelerinden bahsediliyor.


KUDÜS VE ORTADOĞU

Kudüs kelimesi Kaf-Dal-Sin harfleriyle gösterilir. "Ruhul Kudüs" ifadesi dışında Kuran'da bu harfler (KAF-DAL-SİN) nadiren yan yana geliyor. Yusuf suresinde ise 12:77 numaralı ayette sadece 1 defa geçiyor. Hicri 1277 miladi 1860 yılıdır ve yeni Kudüs şehri (surların dışı) tam bu yılda ortaya çıkmıştır.


Surların dışında yani Yeni Kudüste ilk yahudi mahallesinin kurulduğu yıl 1860 yılıdır (Hicri 1277) Bu yıldan itibaren Filistin'e giden göçmen sayısında artış başladı.

 Bu tarihi olay ortadoğunun ve dünya siyasetinin geleceği açısından çok önemli bir gelişmedir. Maalesef bugün hala Filistin ve Kudüs konusundaki anlaşmazlıklar yüzünden kan dökülmektedir. 1860 yılına Yusuf suresinde işaret edilmesi çok anlamlıdır çünkü bu surede Hz.Yakup ve oğullarından bahsediliyor. Hz.Yakup'un diğer ismi İsrail'dir ve Kenan diyarı yani Kudüs'ün olduğu coğrafyada yaşamıştır ve daha sonra göç etmişlerdir. Yusuf suresinde yüzden fazla ayet var ve Kaf-Dal-Sin harfleri sadece 12:77 numaralı ayette yan yana geliyor.



BAKTERİLER VE ASA

Sebe suresi 14. ayette küçük bir canlıdan söz edilir fakat bu canlının ne olduğu belirtilmez. Meallerde kurtçuk, böcek, güve gibi farklı şekillerde yorumlanan bu canlının daha küçük mikroorganizmalara işaret ettiğini söyleyenler de olmuştur. Ayette bahsedilen bu küçük canlı tam da "Değnek (Asa)" kelimesiyle birlikte geçiyor. Şaşırtıcıdır ki "Bakteri" kelimesi de "Değnek (Asa)" anlamındadır. Mikroskopta bu küçük canlıları inceleyen bilim adamları değneğe benzedikleri için bu ismi takmışlardı. İçten kemirip yok eden bu canlıdan bahseden ayette "Ölüm" kelimesinin geçmesi de anlamlıdır. Bakteri kelimesi yabancı dillerde de hemen hemen aynı şekilde yazılıp okunur. Çok yaygın bir bakteri çeşidi olan "Bacillus" da yukarıdaki tarifimize uymaktadır.


DEMİR MUCİZESİ


"Hadid" yani "Demir" suresinde modern bilimin henüz yeni keşfettiği bazı verilere de önceden işaret edilmiş. Örneğin demirin gökyüzünden indirildiği vurgulanıyor ki gerçekten günümüz bilimadamları demir madenlerinin dünyada oluşmadığını, dünyanın oluşumu esnasında büyük yıldız patlamalarından saçılan bu demir parçalarının dünyaya indiğini ve böylece madenlerin oluştuğunu tespit etmişlerdir. Ayrıca "Hadid" kelimesinin ebced değeri 26'dır ki bu da demirin atom numarasıdır. Hadid suresi Kuran'ın tam ortasındaki suredir ve bu surenin de tam ortasındaki ayete baktığımızda F - E harfleriyle başladığını görebiliriz.(Demirin kimyasal simgesi FE dir) (Arapça'da Fe -Elif harfleri) FE simgesinin bugün periyodik cetvelde element simgesi olarak kullanılacağını ve demir atomundaki elektron-proton sayısını yüzyıllar önce kimse tahmin edemezdi...


IŞIK VE SES DALGALARI

Işığın parçacık ve dalgalar halinde yayıldığı o devirlerde tabi ki bilinmiyordu. Modern fiziğin ortaya çıkardığı bu bilimsel gerçeğe aslında Kuran'da 1400 yıl önce işaret ediliyordu.

Dalga (Arapça Mevc) kelimesinin en çok geçtiği ayet Nur suresi 40.ayettir (Aynı ayette iki defa geçiyor). Nur (Işık) suresindeki bu ayette dalga ve ışık kelimeleri birlikte geçiyor. Binlerce ayetin arasında Dalga-Işık kelimelerinin tam da Nur suresinde ardarda geçmesi tesadüf olamaz o nedenle bu durumu mucizevi bir işaret olarak nitelendiriyoruz.

Bunun dışında dalga kelimesinin Hud suresi 42 ve 43.ayetlerde sırayla geçtiğini görüyoruz. Yine aynı ayetlerde (42-45 ayetler arasında) seslenmek kelimesinin geçtiğini görüyoruz. Sesler de aynı şekilde dalgalar halinde yayılır. Bazı meallerde Arapça "Nida" kelimesi Seslenmek, bağırmak, yakarmak şeklinde de yazılır.

Kuran'da nadir bahsedilen Dalga (Mevc) kelimesinin tam da Işık ve Ses kelimeleriyle birlikte geçmesi tesadüf olamaz. Yani hem sesin hem ışığın dalga yapısına modern bilimden yüzyıllar önce işaret ediliyordu.


UZAYDAN DAĞLARIN GÖRÜNÜŞÜ

Neml suresinde dağların sabitmiş gibi durduğu fakat aslında hareket ettikleri belirtiliyor. İlginçtir ki dağların hareketini anlamak ancak uzaydan dünyayı gözlemlekle mümkündür. Çünkü Dünya kendi çevresinde ve Güneş çevresinde döner, uzaydan bakan gözlemci de dağların yer değiştirdiğini anlar. Uzayda sabit bir noktadan bakılırsa dağların saatler içinde binlerce kilometre yer değiştirdiği görülür.

Kuran'ın geldiği çağda insanların teknik olarak gökyüzünden dağları izleme şansı yoktu çünkü henüz uçamıyorlardı ve Dünya'nın döndüğünü de bilmiyorlardı. O nedenle bu ayetteki ifade mucizevi bir bilimsel işaret taşımaktadır:

"Sen dağları görürsün de, yerinde durur sanırsın. Oysa onlar bulutun yürümesi gibi hareket ederler. Bu, her şeyi sapasağlam yapan Allah'ın sanatıdır. Şüphesiz ki O, yaptıklarınızdan tamamıyla haberdardır." (Neml 88.ayet)

Zaten bundan bir önceki ayette de "Gökyüzünde Olanlar" ifadesi geçiyor. Bu da ayetteki mucizevi işareti destekliyor.



12:99 NUMARALI AYETİN MUCİZESİ

Müslüman ülkeler arasında önemli bir yere sahip olan Mısır oldukça özel bir tarihe sahiptir. Osmanlı Devleti'ne bağlı olan Mısır 1882 yılında (Hicri 1299) İngilizler tarafından işgal edilmiştir. Çok şaşırtıcıdır ki Kuran'da tam da 12:99 numaralı ayette "Mısır'a Girin" ifadesi yer almaktadır. Yani ayetin numarası 12:99 (hicri 1299) (miladi 1882) Mısır'ın işgal edilmesine işaret ediyor olabilir.

Müslüman bir ülkenin yabancılar tarafından işgal edilmesi tüm müslümanları ilgilendiren önemli bir olaydır. O nedenle Mısır'ın işgal yılına gizlice işaret ediliyor olabilir. Tabi ki ayette açıkça İngilizlerden bahsedilmiyor. Sadece gelecekte yaşanacak tarihi bir olayın yüzyıllar öncesinden Kuran'da haber verildiğini düşünüyoruz.



ARI MUCİZESİ KONUSUNDAKİ SORUYA CEVAP

Daha önceki yazılarımızda Kuran'da Nahl (Arı) suresi 16.suredir ve Arının da kromozom sayısı 16'dır demiştik. Yani arıları temsil eden genetik sayı 16'dır demiştik. Mikroskop ve kromozomlar keşfedilmeden önce Kuran'da buna işaret edilmesini de mucize olarak yorumlamıştık.

 Peki neden tüm canlıların kromozom sayıları yazmıyor diyen okuyucularımız olmuş. Şöyle cevaplayabiliriz... Çünkü Arı genetik olarak diğerlerinden farklıdır. Örneğin kedilerde,köpeklerde diploid yani çift kromozom yapısı varken dişi arı ve erkek arıda çift-tek olarak değişmektedir. Yani arının kromozom sayısı erkeği ve dişisinde farklıdır, 16 veya 16x2 şeklinde değişmektedir. O nedenle Arılar özel bir genetik farklılığa sahiptir.



ÜLKELERİN KADERİ KURAN'DA YAZIYOR MU?

26.sure olan Şuara suresinde çok dikkat çekici bir durumla karşılaşıyoruz. Üst üste birbirini takip eden ayetlerde farklı milletlere işaret ediliyor. 195.ayette Arapça kelimesi geçiyor (Kuran'da nadir geçer) ve Araplara işaret ediliyor. Sonra 197.ayette İsrailoğulları kelimesi geçiyor yani İsrail'e işaret ediliyor.


198.ayette ise Acem yani İran'a işaret edildiğini düşünüyoruz. Çünkü acem kelimesi Arap olmayanlar için söylenir ve genelde İran için kullanılır.

Şimdi bu ayetleri alt alta yazalım:

195... Arap
197... İsrail
198... İran (Acem)

Çok ilginçtir ki 1956 yılında Arap-İsrail savaşı, 1973 yılında Arap-İsrail savaşı ve 1980 yılında İran-Irak savaşı yaşanmış ve sekiz yıl sürmüştür.

Daha önceki örneklerimizde buna benzer durumlarla karşılaşmıştık. Yani 1956 gibi tek bir yıldan bahsetmek yerine yaşanan tarihi sürece işaret ediliyor olabilir. Çünkü bu savaşlar yıllarca sürmüştür ve 1950-1988 yılları arasında da devam etmiştir.



KUR'AN'DAKİ SAYILARIN SIRRI

Kuran'da matematiksel bir dizilimin mevcut olduğunu kanıtlayan çok açık işaretler vardır. Mesela Yusuf suresi 12.suredir ve 12.cüzdür. Ayrıca Hz.Yusuf bahsedilen12 kardeşten birisidir. Başka bir örnek vermek gerekirse Al-i İmran 3.suredir ve 3.cüzdür. Sureye ismini veren Al-i İmran kelimesi de tam 33.ayettedir.

Kuran'da henüz bilinmeyen mucizelerin var olduğunu işaret eden ayetlerden birisi şöyledir: "Bilakis, onlar ilmini kavrayamadıkları ve yorumu kendilerine asla gelmemiş olan (Kur'an'ı) yalanladılar..." (Yunus suresi 39)



İLGİNÇ BİR İDDİA

Geçmişte bazı araştırmacılar Kuran'da "Laik" kelimesine yüzyıllar öncesinden işaret edildiğini öne sürmüşlerdir. Bakara suresi 256.ayette geçen "Laikrahe fid dini..." yani "Dinde zorlama yoktur" ifadesinin gelecek çağlarda ortaya çıkacak olan Laik sistemi haber verdiğini iddia etmişlerdir. Bu iddianın doğru olup olmadığını inceleyelim...

Laik kelimesi Fransızca kaynaklı olup etimolojik anlamda 1560'lı yıllarda ortaya çıkan bir kelimedir. Yani Kuran geldiği zaman böyle bir kelime kullanılmıyordu. "Laikrahe" ifadesi başka ayette geçiyor mu diye bilgisayarda baktığımızda ise başka yerde geçmediğini görüyoruz. Fakat tüm bunlar iddianın doğru olduğunu kanıtlamaz.


61 YIL 6. AY

Kuran-ı Kerim'de sadece tek bir ayette Hz.Muhammed'in "Ahmed" isminden bahsedilir. 61.surenin 6.ayetinde bu dikkat çekici durumla karşılaşıyoruz ve Hz.Muhammed 61 yıl yaşamıştır 6.ayda vefat etmiştir.(571-632 haziran) Bazı kitaplarda Hicri takvime göre 63 yıl olduğu yazılır fakat bugün kullandığımız Miladi takvime göre 61 yıldır.

Ahmed isminin geçtiği 61:6 numaralı ayet Hz.Muhammed dünyada iken gelmiştir ve Hz.Muhammed'in 61 yaşında haziran (6.ay) ayında vefat edeceği tabi ki bilinmiyordu.

"Hani Meryem oğlu İsa da: "Ey İsrailoğulları, gerçekten ben, sizin için Allah'tan gönderilmiş bir elçiyim. Benden önceki Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra ismi "Ahmed" olan bir elçinin de müjdeleyicisiyim" demişti. Fakat o, onlara apaçık belgelerle gelince: "Bu, açıkça bir büyüdür" dediler" (61.sure 6.Ayet )

SİMYA VE ALTININ ATOM NUMARASI 79

Bazı kaynaklarda Karun isimli kişinin simya ilmi sayesinde Altın elde ettiği çok zengin olduğu anlatılır. Kuran'da Kassas suresi 79.ayette Karun'dan bahsedilir ve bir önceki ayette de bir ilimden bahsedilir ki bu simya ilmine işaret olabilir. 79.ayette Arapça "Ziynet" kelimesi geçer ve bu kelime ihtişam, süs, değerli eşya... anlamlarında kulanıldığı gibi bazı ayetlerde Altın anlamında da kullanılır.

İlginçtir ki Altının atom numarası ayet numarasıyla aynıdır yani 79'dur ve bu ayette Ziynet kelimesi geçmektedir. Atom numarası dediğimiz kavram bir elementin yani altın,gümüş,bakır... gibi atomların nötron proton gibi görünmeyen parçacıklarıyla igili bir sayıdır ve son yüzyıllarda keşfedilmiştir.


SES HIZI KURAN'DA YÜZYILLAR ÖNCE YAZIYOR MUYDU?

Bildiğiniz gibi hava olmasaydı sesle iletişim kuramazdık ve konuştuklarımız duyulmazdı çünkü hava sesi iletir. Kuran'da konuşma ve iletişimle ilgili dikkat çekici bir ayet vardır. Al-i İmran suresinde Hz.Zekeriya için şöyle bir ifade vardır: "..."Senin için alâmet, insanlara üç gün, işaretten başka söz söyleyememendir. ..." (3.sure 41.ayet)

İlginçtir ki ayetin numarası 3:41 tam da ses hızını gösteriyor yani saniyede 341 metre. Bundan iki ayet önce de 3:39 numaralı ayette seslenmek ifadesi geçiyor (Kuran'da seslenmek kelimesinin geçtiği ilk sıradaki ayetlerden birisidir) Ses hızı 340-341 metre olarak kabul edilse de sıcaklık ve yükseklik gibi etkenlerle değişip bazen 339 metre hızında da olabilir.

Elbette asırlar önce kimse sesin hızını bilmiyordu hatta metre ölçüsü bile kullanılmıyordu. Önceki çalışmalarımızda ses ve dalga kelimelerinin de Kuran'da yan yana geçtiğini belirtmiştik ki bu da sesin dalgalar halinde yayıldığına işaret eden ayrı bir mucizeydi ve o devirde kimse tarafından bilinmiyordu.


1995 HALE-BOPP KUYRUKLU YILDIZI

İnanılmaz bir parlaklığa sahip olan ve aylarca gökyüzünde kalan Hale-Bopp kuyruklu yıldızı 1995 yılında keşfedilmişti. İki yıl sonra da Dünya'ya en yakın konuma gelmişti. Çıplak gözle aylarca izlenebilen bu yıldız rekor kırarak insanları şaşırtmıştı.

Çok ilginçtir ki 14.cüz 16.ayette (Hicr suresi) gökyüzündeki yıldızların izlenmesi anlatılıyor ve 14-16 sayıları Hicri 1416 Miladi 1995 yılını gösteriyor. Başta da belirttiğimiz gibi Hale-Bopp yıldızı da tam 1995 yılında keşfedildi ve uzun süre izlendi.

 "Gerçekten de biz gökyüzünde yıldız kümeleri yaptık ve onları, gözleyenler için süsledik " (14.cüz Hicr 16)

Bu ayetten hemen iki ayet sonra da gökte hareket eden parlak bir ateşten bahsediliyor.Tam da iki yıl sonra bu yıldız dünyaya en yakın konuma ulaşıyor. Dolayısıyla hem 1995 keşfediliş yılına hem de en yakın olduğu yıla Kuran'da işaret ediliyor olabilir. Zaten bazı müfessirler de bu ayetteki ateşi kuyruklu yıldız veya göktaşı olarak anlatmışlardır.

Bu kuyruklu yıldızın 1995 yılında keşfedileceğini tabi ki eski çağlarda kimse bilemezdi o nedenle bu ayette mucizevi bir bilgiye şahit oluyoruz.

1998 MİTCH KASIRGASI

 Son 200 yılın en büyük felaketlerinden birisi sayılan Mitch kasırgası binlerce insanın ölümüne sebep olmuştur. Kuran'ın 14.suresindeki 18.ayette ise şiddetli bir fırtınadan sözedilir. Sonraki ayette ise kavimlerin yok edilmesine işaret ediliyor. Daha önceki örneklerimizde olduğu gibi ayetin numarasını yazdığımızda 14:18 yani hicri 1418 yılı ortaya çıkıyor. Hicri 1418 yılı Miladi 1998 yılına denk gelir yani Mitch kasırgasının ortaya çıktığı yıla işaret ediliyor. İnsanlığı etkileyen bu şiddetli doğa olayı asırlar önce Kuran tarafından yılıyla birlikte haber veriliyor olabilir.                                                                                                                                                      

PETROL KUYULARI VE 1745 YILI


Günümüzde Arap ülkelerinin geliri büyük oranda petrol kaynaklıdır. Petrol kuyularının açılmasıyla birlikte ortadoğu ve dünya ekonomisi yeniden şekillendi. Tabi ki bu durum beraberinde büyük savaşları da getirmiştir. Ticari anlamda ilk petrol kuyularının 19.yüzyılda açıldığı söylense de tarihçiler ilk kuyuların 1745 yılında açıldığını belirtiyor.

"Kuyu" kelimesi Kuran'da nadir olarak geçer ve 17.cüz 45.ayette (Hac suresi) kuyulardan bahsedilir. İlginçtir ki 17-45 sayıları ilk kuyuların açıldığı 1745 yılına işaret ediyor. Dolayısıyla gelecekte kullanılacak olan önemli bir enerji kaynağına yani petrole işaret olabilir. Bu ayette yok olmuş toplumların geride bıraktığı değerli mülklerden  bahsediliyor. Günümüzde bir su kuyusunun ekonomik değeri belki çok yüksek olmayabilir fakat bir petrol kuyusunun değeri oldukça yüksektir. 

 1915 ÇANAKKALE SAVAŞI HABER VERİLDİ Mİ?


Daha önceki örneklerimizden biraz farklı olduğu için zayıf bir iddia gibi görünebilir fakat şaşırtıcı bir rakamsal dizilimle karşı karşıyayız. Al-i İmran suresi 13.ayet 3.cüz (3.sure) sayılarını yazdığımızda 1333 tarihi ortaya çıkıyor ve Hicri 1333 Miladi 1915 yılına denk gelir. Bu ayet şöyledir: 
" Karşı karşıya gelen iki topluluğun durumlarında sizin için ibret vardır; biri Allah yolunda savaşanlardır, diğeri inkarcılardır ki, bunlar karşı tarafı gözleriyle kendilerinin iki misli görüyorlardı. Allah dilediğini yardımıyla destekler. Bunda görebilenler için ibret vardır."

Çanakkale zaferi tarihin akışını önemli ölçüde etkilemişti ve ortadoğunun geleceği açısından da önemli bir zaferdi. Bu ayet Bedir savaşına işaret ettiği gibi gelecekte yaşanacak bir savaşa da işaret ediyor olabilir yani Çanakkale Savaşına... Bu hesaplama zayıf bir iddia gibi görünse de 1915 yılı önemli bir yıldır çünkü 1.Dünya savaşı yaşanıyordu ve Çanakkale zaferi İslam Dünyası açısından oldukça önemliydi. Tüm bunlarla birlikte elbette yabancı güçlerin tüm askerlerini inkarcı olarak tanımlayamayız.


Pİ SAYISINA KURAN'DA İŞARET VAR MI?



Bilim insanları tarih boyunca Pi sayısını bulmaya çalıştı çünkü bu sabit sayı sayesinde küre, çember, daire gibi geometrik cisimler ve şekiller üzerinde ölçüm yapabileceklerdi. Bu sayı önemliydi çünkü astronomiden mimariye kadar her alanda gerekli olan bir sayıydı. Kuran'ın indirildiği çağda çeşitli toplumlarda farklı Pi sayıları kullanılıyordu ve genelde yanlış hesaplanıyordu.
 
Elbette Kuran'da bu sayıdan açıkça bahsedilmiyor fakat Araf suresi 142.ayette verilen sayıları alt alta yazınca Pi sayısının basamakları ortaya çıkıyor. Bu ayette sırayla 30, 10, 40 sayılarından söz ediliyor. Resimde gördüğünüz gibi modern sayılarla yazarsak bu sayıların O basamağı çember şeklindedir ve bu çember matematikte Pİ sayısıyla hesaplanır. Yani O basamakları Pi sayısını simgeliyor olabilir. 3-1-4 sayıları ise Pi sayısının basamaklarıdır. O çağlarda değişik toplumlar farklı Pi sayıları kullandığı için hangisinin tam olarak doğru olduğunu asla bilemezdiniz. Bu anlatılanlar sadece bir tesadüf gibi görünebilir fakat aynı ayetin içinde 30-10-40 sayılarının yan yana geçmesi gerçekten şaşırtıcıdır.

| edit post
  • Ziyaretçi Sayısı

    Çeviri

    Google+